N’EYLERSİN EY GAFİL DÜNYA MALINI – YUNUS EMRE


 

N’eylersin ey gafil dünya malını?
Yiyeceğin hiç fikrine düşmez mi?
Bin yıl ömür sürsen bir gün ölürsün,
Öleceğin hiç fikrine düşmez mi?

Gine aklar düştü siyah saçına,
Ölmeden tövbe et gizli suçuna.
Kara yer altında kabrin içine,
Gireceğin hiç fikrine düşmez mi?

Niçin dinlemezsin âlimler sözün?
Niçin ağlayamaz şu iki gözün?
Kızmış saç üstünde kalmış namazın,
Kılacağın hiç fikrine düşmez mi?

Bilesin dünyanın öte yanını,
Ne kervancı koyar, ne kervanını.
Azrail gelince tatlı canını,
Alacağın hiç fikrine düşmez mi?

İşte geldin gördün bu dünya fena,
Günahına ağla sen yana yana.
Teneşir üstünde sen döne döne,
Yunacağın hiç fikrine gelmez mi?

Ettin mi dünyada bir iyi fikir?
Dilinden gitmesin zikirle şükür.
Kara yer altında Münker’le Nekir,
Soracağın hiç fikrine düşmez mi?

Yunus Emre eydür: Eyle niyazı,
Bozulmaz Mevlâ’nın yazdığı yazı.
Eğnine biçerler şu kefen bezi,
Giyeceğin hiç fikrine düşmez mi?
Yunus EMRE

Reklamlar

About mmuratgungor

Bir biri ardına, devrilen her yıl, insandan, bir şeyler alıp, götürürken, birçok şeyleri de getirip, koyar ömür heybesine. Kaybettiklerimiz uğruna, kazandığımız ve ileriki yaşantımızda, bize fayda sağlayacak her şey TECRÜBEDİR. Her dert, her sıkıntı, her üzüntü, her kayıp, hayatın bize bir şeyler katma, bir şeyler anlatma çabasıdır. Bu çabaya kızarak, kırılarak, küserek, kendi kabuğumuza çekilerek değil, sebebini sorgulayarak, eksikliklerimizi gidererek, fazlalıklarımızı törpüleyerek ve bir daha aynı duruma düşmemek için, evvelce attığımız yanlış adımları, tekrarlamaktan vazgeçerek, hayata verdiğimiz her cevap TECRÜBEDİR… TECRÜBE acıdır ve aynı zamanda paha biçilmezdir zira onu kazanabilmek adına, bir şeyi kaybetmek, bir şeyden vazgeçmek, bir derde katlanmak, bir sıkıntıyı aşmak, kısacası büyük bir bedel ödemek zorundayızdır. Ve zamanla tecrübelerimiz arttıkça, hayatı ve karşımıza çıkarttığı, insanları, olayları ve durumları, daha iyi anlayıp, perde arkasındakileri daha iyi görmeye başlarız… Yeter ki hayatın bizi olgunlaştırmak, kendimize getirmek, dünyaya geliş amacımızı bize hatırlatmak için karşımıza çıkardıklarına, İyi, kötü, hoş, nahoş, demeden, hoş geldin deyip, buyur edebilelim başköşeye ve yaşamış olduğumuz her şeye sevgiyle şükredebilelim… Bu günüme gelmemde, bu günkü ben olmamda, hayatımda kazandığım ve boncuk, boncuk, TECRÜBE tespihime eklediğim, her bir tecrübede, emeği geçen tüm güzel canlara, sevgili aileme, akrabalarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma, hayatımın her hangi bir diliminde, yolumuzun kesiştiği güzel yürekli, güzel insanlara, çok teşekkür ediyorum. Hayatıma kattıklarınız için teşekkürler, Bana yaşattıklarınız için teşekkürler, iyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım, sağ olun, var olun… Her dem sevgi, dostluk ve muhabbetle… Mustafa Murat Güngör 23.05.2014 (c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazı YUNUS EMRE içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.