Hiç bir karşılaşma,
Tesadüf değil iyice anla.
Bir mektuptur Haktan,
Gönderilmiş sana.
Yaşadığın her bir ilişki getirir heybesinde.
Yeni bir deneyim, yeni bir tecrübe.
Ondan sebep bittiğine kahredecegine,
Alman gereken dersi al ilk seferde.
Yürü dünden daha iyi bir halde,
Hakkın sana göndereceği,
Hak ettiğin, hakkını verebilecegin,
Hakkıyla sevebileceğin sevgiliye…
Mustafa Murat Güngör
16.09.2025
00:49
Tesadüf diye bir şey yoktur. Zira her karşılaşma, Haktan bir mektuptur, tam zamanında, tam en ihtiyaç duyduğun anda, Şems-i Tebriz’inin de dediği gibi “Tanrı kılı kırk yararak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır, bir de ölmek zamanı.”
Dedik ya tesadüf diye bir şey yoktur, her karşılaşma, her olay, Haktan bir mektuptur diye, o mektup ki bir eksiğimizi gidermek, bir fazlalığımızı törpülemek, bizi dünden daha iyi, daha bilgili, daha olgun hale getirmek için gönderilmiş çok değerli bir mektuptur.
Tabi ki gelen mektubu, okumayı bilene, okuya bilene, okuyup anlaya bilene, anlayıp idrakine varabilene ve dahi idrakine vardıklarını, hayatına uygulayarak kendini tamama erdire bilene.
Sözün kısası yine Şems-i Tebriz’inin şu sözünde “Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire, eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır, çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler…”
Mustafa Murat Güngör
31.03.2026