1071 Malazgirt Zaferinden, 30 Ağustos Zafer Bayramına


“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz”.
Mustafa Kemal Atatürk

Bir toprağın Vatan olması, uğrunda; kanını, canını, malını mülkünü, varını yoğunu, gözünü kırpmadan, seve seve veren kahraman insanların olmasına bağlıdır, bundan sebep Vatanımız, yeryüzündeki tüm toprak parçalarından çok daha fazla hak etmiştir, Vatan olmayı.

”Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir.”
Mustafa Kemal Atatürk

26 Ağustos 1071 Malazgirt Zaferiyle girdiğimiz bu vatan toprakları, 26 Ağustos 1922 başlayan, Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve Silah Arkadaşlarının komutasında, Kahraman Türk Ordusunun gerçekleştirdiği Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi neticesinde, 30 Ağustos’daki Muhteşem bir zaferle taçlanmış ve Anadolu’nun Türk Yurdu olduğu, Türk Vatanı olduğu ve ilelebet öyle kalacağı yedi düvelin aklına kazınmış, Tarihe altın harflerle yazdırılmıştır.

‘’Bu ülke, tarihte Türk’tü bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.’’
Mustafa Kemal Atatürk.

1071 Malazgirt Zaferi Türklere Anadolu’nun kapılarını açmış, 30 Ağustos Zaferi ise düşmanca tutum sergileyen Yedi düvele Anadolu’nun kapılarını kapatmıştır. Bu iki zafer ve öncesinde, sonrasında, yaşanan, çağ kapatıp, yeni bir çağ açan nice savaş ve zaferler,  bizim muhteşem tarihimizin en değerli kilometre taşları olmuştur.

‘’Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir. ‘’
Mustafa Kemal Atatürk.

Bu muhteşem  tarih bizim; bilmeli, öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Aslını bilmeyen, inkâr eden ve öğrenmek istemeyenler, önce aslını, sonra vasfını, sonra özgürlüğünü ve en nihayetinde varlığını kaybedip, tarih sahnesinden silinirler. Biz Türkler tarih boyunca aslını inkar etmemiş, imanlı, inançlı,  töresine, geleneklerine bağlı yaşamış, esir yaşamaktansa, hür ölmeyi yeğlemiş bir millet olarak, Onurumuzla, gururumuzla, mertliğimizle, her daim varlığımızı sürdürmeyi başarmışızdır.

‘’Milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avı olacaklardır’’.
Mustafa Kemal Atatürk

Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekiştiği bu muhteşem zafer günlerinde, sevgi, dostluk ve muhabbetle, el ele, omuz omuza, yürek yüreğe, can, cana, tek vücut ve tek yürek olarak dimdik ayaktayız, dün olduğu gibi bu günde ve dahi yarında atalarımızdan kalan maddi ve manevi tüm mirasın sahibi olarak vardık, varız ve ilelebet var olacağız.

‘’Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.
Mustafa Kemal Atatürk

Dünden, bu güne bu güzel vatan topraklarını bizlere bırakmak için canlarını vermiş, tüm şehitlerimize Allah’tan Rahmet diliyor, sevgi, saygı ve hürmetlerimizi sunuyor, sonsuz minnetle anıyoruz.

Bu günde milletimizin birliği ve beraberliği için, vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve ilelebet payidar olması için, kanlarını akıtan, canlarını seve seve vermekten kaçınmayan kahraman Türk Ordusuna, Emniyet ve güvenlik güçlerine Sevgi, saygı ve minnetimizi sunuyor, Yüce Allah’tan her koşulda onların yar ve yardımcısı olmasını ve her daim muzaffer kılmasını tüm kalbimizle diliyoruz.
Allah cümlesinden razı olsun…
Mustafa Murat Güngör
30.08.2020

About mmuratgungor

Bir biri ardına, devrilen her yıl, insandan, bir şeyler alıp, götürürken, birçok şeyleri de getirip, koyar ömür heybesine. Kaybettiklerimiz uğruna, kazandığımız ve ileriki yaşantımızda, bize fayda sağlayacak her şey TECRÜBEDİR. Her dert, her sıkıntı, her üzüntü, her kayıp, hayatın bize bir şeyler katma, bir şeyler anlatma çabasıdır. Bu çabaya kızarak, kırılarak, küserek, kendi kabuğumuza çekilerek değil, sebebini sorgulayarak, eksikliklerimizi gidererek, fazlalıklarımızı törpüleyerek ve bir daha aynı duruma düşmemek için, evvelce attığımız yanlış adımları, tekrarlamaktan vazgeçerek, hayata verdiğimiz her cevap TECRÜBEDİR… TECRÜBE acıdır ve aynı zamanda paha biçilmezdir zira onu kazanabilmek adına, bir şeyi kaybetmek, bir şeyden vazgeçmek, bir derde katlanmak, bir sıkıntıyı aşmak, kısacası büyük bir bedel ödemek zorundayızdır. Ve zamanla tecrübelerimiz arttıkça, hayatı ve karşımıza çıkarttığı, insanları, olayları ve durumları, daha iyi anlayıp, perde arkasındakileri daha iyi görmeye başlarız… Yeter ki hayatın bizi olgunlaştırmak, kendimize getirmek, dünyaya geliş amacımızı bize hatırlatmak için karşımıza çıkardıklarına, İyi, kötü, hoş, nahoş, demeden, hoş geldin deyip, buyur edebilelim başköşeye ve yaşamış olduğumuz her şeye sevgiyle şükredebilelim… Bu günüme gelmemde, bu günkü ben olmamda, hayatımda kazandığım ve boncuk, boncuk, TECRÜBE tespihime eklediğim, her bir tecrübede, emeği geçen tüm güzel canlara, sevgili aileme, akrabalarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma, hayatımın her hangi bir diliminde, yolumuzun kesiştiği güzel yürekli, güzel insanlara, çok teşekkür ediyorum. Hayatıma kattıklarınız için teşekkürler, Bana yaşattıklarınız için teşekkürler, iyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım, sağ olun, var olun… Her dem sevgi, dostluk ve muhabbetle… Mustafa Murat Güngör 23.05.2014 (c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazı GÜNÜN ÖNEMİ içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.