RİSK ALMAK MI? RİSKSİZ YAŞAMAK MI?


Hayatı risk almadan yaşayan,
Yaşamış olduğunu sanır,
Hic bir zarara uğramadan.
Lakin yaşanabilecek,
Mutlulukları yaşayamadan,
Tüketmek bir hayatı,
En büyük zarardır,
Çok geç farkına varılan…
Mustafa Murat Güngör
14.09.2025
05:36

Hayatı risk almadan yaşamaya çalışan insan, konforun mahkumudur. Konfor ise tembelliğin ve korkunun eseridir.
İnsan rutin bir hayata kavuştuğunda kendini dış etkenlerden ve değişenlerden koruduğunu düşünerek eylemsizlik yolunu seçer.
Seçtiği bu yol ile hiçbir riske girmeden tekdüze ve monoton bir hayat yaşar. Risk olabilecek her şeyden olabildiğince kaçındığından, her hangi bir tehlikeyle yüzleşmeyeceği için kendini güvende sandığı bu illüzyonun içinde hayatı yaşayamadan, yaşayabileceği mutlulukları, heyecanları, hazları yaşayamadan çekip gider hayattan. İşte en büyük zarar ziyan da bu dur. Yaşamadan ölmek. Zira kendi risklerini alamayan insan, kendi hikayesini yazamadığı için, kendi hikayesinin kahramanı olamaz ve o riskleri almayı başaran, başka insanların, hayatının yardımcı oyunculuğuyla yada figüranlığıyla yetinmek zorunda kalır bir ömür.
Karar senin, hayatını dünden daha iyi, daha mutlu, daha güzel, daha heyecanlı ve dolu dolu yaşamak için alman gereken riskleri alıp kendi hikayeni yazacakmısın yoksa içinde olduğun, sana sağlanmış konfor alanının içinde figüranlık yapmaya devam mı edeceksin ?
Mustafa Murat Güngör
25.04.2026

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

About mmuratgungor

Bir biri ardına, devrilen her yıl, insandan, bir şeyler alıp, götürürken, birçok şeyleri de getirip, koyar ömür heybesine. Kaybettiklerimiz uğruna, kazandığımız ve ileriki yaşantımızda, bize fayda sağlayacak her şey TECRÜBEDİR. Her dert, her sıkıntı, her üzüntü, her kayıp, hayatın bize bir şeyler katma, bir şeyler anlatma çabasıdır. Bu çabaya kızarak, kırılarak, küserek, kendi kabuğumuza çekilerek değil, sebebini sorgulayarak, eksikliklerimizi gidererek, fazlalıklarımızı törpüleyerek ve bir daha aynı duruma düşmemek için, evvelce attığımız yanlış adımları, tekrarlamaktan vazgeçerek, hayata verdiğimiz her cevap TECRÜBEDİR… TECRÜBE acıdır ve aynı zamanda paha biçilmezdir zira onu kazanabilmek adına, bir şeyi kaybetmek, bir şeyden vazgeçmek, bir derde katlanmak, bir sıkıntıyı aşmak, kısacası büyük bir bedel ödemek zorundayızdır. Ve zamanla tecrübelerimiz arttıkça, hayatı ve karşımıza çıkarttığı, insanları, olayları ve durumları, daha iyi anlayıp, perde arkasındakileri daha iyi görmeye başlarız… Yeter ki hayatın bizi olgunlaştırmak, kendimize getirmek, dünyaya geliş amacımızı bize hatırlatmak için karşımıza çıkardıklarına, İyi, kötü, hoş, nahoş, demeden, hoş geldin deyip, buyur edebilelim başköşeye ve yaşamış olduğumuz her şeye sevgiyle şükredebilelim… Bu günüme gelmemde, bu günkü ben olmamda, hayatımda kazandığım ve boncuk, boncuk, TECRÜBE tespihime eklediğim, her bir tecrübede, emeği geçen tüm güzel canlara, sevgili aileme, akrabalarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma, hayatımın her hangi bir diliminde, yolumuzun kesiştiği güzel yürekli, güzel insanlara, çok teşekkür ediyorum. Hayatıma kattıklarınız için teşekkürler, Bana yaşattıklarınız için teşekkürler, iyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım, sağ olun, var olun… Her dem sevgi, dostluk ve muhabbetle… Mustafa Murat Güngör 23.05.2014 (c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazı ŞİİR içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bu yazı hakkında siz ne düşünüyorsunuz, paylaşırmısınız...