Babama


Babama

BABAMA
Yaşarken, bana kuru nasihatlerle değil,bizzat yaşayışı ile örnek olan,geçirdiği uzun hastalık dönemiyle,sağlığın kıymetini en iyi anlatan,öldüğünde, onu, mezarına yerleştirirken,o küçücük, nemli, ılık ve toprak kokan,mezarı içinde, ona, son kez veda ederken,öyle sessiz, öyle soluksuz ve öyle soğukken,bile ten kafesi,tek kelime etmeden,bana en son dersini verdi, hayatın kısalığını, geçiciliğini,hayattayken, her acının, her sıkıntının, her derdin,insanı ne kadar boş yere üzüp, ezdiğini,işte bu sebepten, bunları dert etmeden, hayatı elimizden geldiğince dolu, dolu, sevgi ile dostluk ile muhabbetle, mutlu, huzurlu, coşkulu,insanlığa ve kendine,yararlı uğraşlarla geçirmeyi, hayatı hak ettiği önemi ve anlamı vererek,Hayatın, hızına, telaşlarına ve yalanlarına aldanmadan, hayata geliş amacının, farkına vararak,Farkında olarak ve elinden geliyorsa, olumlu yönde, fark yaratarak, yaşamak gerektiğini, sessizce, hiç söz söylemeden, öğreten, her haliyle, her sözüyle, her davranışı ile ve hatta ölümüyle bile, hayata ve ölüme dair bir şeyler öğrenmeme, vesile olan insanı, sevgili babamı, rahmet, minnet, sevgi ve özlemle anıyorum. Ahirete intikal eden, tüm güzel yürekli, fedakar ve cefakar babalarımıza, Allah rahmet eylesin, mekanları cennet olsun, nurlar içinde uyusunlar, sağ olanlara da Allah sağlıklı, huzurlu, mutlu, uzun ömürler nasip etsin…
Mustafa Murat Güngör

Reklamlar

About mmuratgungor

Bir biri ardına, devrilen her yıl, insandan, bir şeyler alıp, götürürken, birçok şeyleri de getirip, koyar ömür heybesine. Kaybettiklerimiz uğruna, kazandığımız ve ileriki yaşantımızda, bize fayda sağlayacak her şey TECRÜBEDİR. Her dert, her sıkıntı, her üzüntü, her kayıp, hayatın bize bir şeyler katma, bir şeyler anlatma çabasıdır. Bu çabaya kızarak, kırılarak, küserek, kendi kabuğumuza çekilerek değil, sebebini sorgulayarak, eksikliklerimizi gidererek, fazlalıklarımızı törpüleyerek ve bir daha aynı duruma düşmemek için, evvelce attığımız yanlış adımları, tekrarlamaktan vazgeçerek, hayata verdiğimiz her cevap TECRÜBEDİR… TECRÜBE acıdır ve aynı zamanda paha biçilmezdir zira onu kazanabilmek adına, bir şeyi kaybetmek, bir şeyden vazgeçmek, bir derde katlanmak, bir sıkıntıyı aşmak, kısacası büyük bir bedel ödemek zorundayızdır. Ve zamanla tecrübelerimiz arttıkça, hayatı ve karşımıza çıkarttığı, insanları, olayları ve durumları, daha iyi anlayıp, perde arkasındakileri daha iyi görmeye başlarız… Yeter ki hayatın bizi olgunlaştırmak, kendimize getirmek, dünyaya geliş amacımızı bize hatırlatmak için karşımıza çıkardıklarına, İyi, kötü, hoş, nahoş, demeden, hoş geldin deyip, buyur edebilelim başköşeye ve yaşamış olduğumuz her şeye sevgiyle şükredebilelim… Bu günüme gelmemde, bu günkü ben olmamda, hayatımda kazandığım ve boncuk, boncuk, TECRÜBE tespihime eklediğim, her bir tecrübede, emeği geçen tüm güzel canlara, sevgili aileme, akrabalarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma, hayatımın her hangi bir diliminde, yolumuzun kesiştiği güzel yürekli, güzel insanlara, çok teşekkür ediyorum. Hayatıma kattıklarınız için teşekkürler, Bana yaşattıklarınız için teşekkürler, iyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım, sağ olun, var olun… Her dem sevgi, dostluk ve muhabbetle… Mustafa Murat Güngör 23.05.2014 (c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazı GÜNÜN ÖNEMİ içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.