Yol


Birini sevmek bu dünyada yapabileceğiniz en güzel eylemdir. Lakin birini seviyor olmanız, her zaman onunda sizi seveceği anlamına gelmiyor. Bunu anlaya bilemek ve kabul edebilmek gerek. Onsuz yaşayamam ne demek. Onu tanıyana, onu sevene kadar onsuz yaşamadın mı. Yaşadın, emin ol bundan sonrada yaşarsın. Zira seven, sevmeyi bilen, sevgi dolu bir yüreğe sahip olan sensin, sevgine karşılık vermeyen ve sevemeyen  biri için onsuz yaşayamam demek, öncelikle kendine, sonrada sevenlerine yapacağın en büyük haksızlıktır.

Hem kaldı ki şunu aklından hiç bir zaman çıkarma, ne olduysa senin hayrına olmuştur. Olduğun da olduğu, olmadığın da olmadığı. Bizim kendi cüzzi irademizle, hayır gördüğümüz şey, şer, şer gördüğümüz şey hayır olabilir, zira biz bilmeyiz, gaybın bilgisi yalnızca bizi Yaratandadır ve Yaratan’ın yarattığı şey, bize şer görünse de bizim için sonunda bilmediğimiz bir hayrı getirir. Zira Yaratan hayırsız bir şey yaratmaz, yüreği sevgi, yüreği aşk dolu kulları için.

Karşımıza çıkan her şey, biz onlara, iyi yada kötü olarak isim versek de, sonuçta, bize bir şeyler anlatmak, bir şeyler öğretmek, bir fazlamızı törpüleyip, bir eksiğimizi gidermek üzere Hak tarafından gönderilmiş misafirlerdir. Yeter ki biz, gönlümüzün önündeki perdeyi kaldırıp, ardındaki gerçekleri görmeyi becerebilelim.

Her gidiş bir bitiş değil, yeni bir şeyin başlaması için vaktin geldiğine delalettir. Ondan sebep biten şeylerin, on dan sebep gidenlerin ardından yas tutmak, göz yaşlarına boğulmak, saplanıp kalmak, gelmesi ve seni daha iyi bir sene ulaştırması gereken yeniyi engellemektir, iyileşmen ve gelişmen için sana gelecek yeni misafirleri kapıda bekletmen, kendi kısıtlı zamanını boşa geçirmen demektir.

Haydi kalk artık 1”silkelen, umut etmek Allah’tandır, ümitsizlik şeytandan.” Silkelen, üzerindeki ölü toprağı at üzerinden. 2”Dün dünde kaldı cancağzım, bu gün yeni bir şeyler söylemek”, yeni bir şeyler yapmak lazım. Hayat, sana, gidenin ardından yas tutasın, kendini kapatasın diye değil, Yaşayasın, yenilere, yeniliklere kendini açasın, gelen her misafiri, gönderenin uğruna 3”Gelse celalinden cefa / Yahut cemalinden vefa,/ İkisi de cana safa:/ Kahrın da hoş, lutfun da hoş” der gibi hoş karşılayasın, ardında sana anlatılmak isteneni anlayasın, kendini daha iyi bir sen yapasın, diye verilmiş bir şanstır. Unutmayasın.

Unutmamalısın. Bir kez sevebildiysen, bir kez daha sevebilirsin zira sevgi dolu bir yüreğe sahipsin, sevmeyi becerebilen bir ruhun var. Birinde olmadı diye sevgiye küsmemelisin, yaratılış sebebin sevgi, sevgi üzerine yaratılmışsın, kendine ve sevgiye haksızlık etmeyesin, sabreder, sevgi yolundan ayrılmazsan, seni seveni, öbür yarını, sana ayna olanı, gerçek aşkı en sonunda bulacaksın. Yeter ki yolda ol, yeter ki sevgi yolunda yürü, sevgi dolu yüreğinle, sabırla ve hiç korkmadan…

Lafın uzunu buydu, Kısası ve dair de kıssası şiir de saklı…
Mustafa Murat Güngör
09.04.2017

 

1- Şems-i Tebrizi, 2 -Hz. Mevlana 3 – Yunus Emre

 

Reklamlar

About mmuratgungor

Bir biri ardına, devrilen her yıl, insandan, bir şeyler alıp, götürürken, birçok şeyleri de getirip, koyar ömür heybesine. Kaybettiklerimiz uğruna, kazandığımız ve ileriki yaşantımızda, bize fayda sağlayacak her şey TECRÜBEDİR. Her dert, her sıkıntı, her üzüntü, her kayıp, hayatın bize bir şeyler katma, bir şeyler anlatma çabasıdır. Bu çabaya kızarak, kırılarak, küserek, kendi kabuğumuza çekilerek değil, sebebini sorgulayarak, eksikliklerimizi gidererek, fazlalıklarımızı törpüleyerek ve bir daha aynı duruma düşmemek için, evvelce attığımız yanlış adımları, tekrarlamaktan vazgeçerek, hayata verdiğimiz her cevap TECRÜBEDİR… TECRÜBE acıdır ve aynı zamanda paha biçilmezdir zira onu kazanabilmek adına, bir şeyi kaybetmek, bir şeyden vazgeçmek, bir derde katlanmak, bir sıkıntıyı aşmak, kısacası büyük bir bedel ödemek zorundayızdır. Ve zamanla tecrübelerimiz arttıkça, hayatı ve karşımıza çıkarttığı, insanları, olayları ve durumları, daha iyi anlayıp, perde arkasındakileri daha iyi görmeye başlarız… Yeter ki hayatın bizi olgunlaştırmak, kendimize getirmek, dünyaya geliş amacımızı bize hatırlatmak için karşımıza çıkardıklarına, İyi, kötü, hoş, nahoş, demeden, hoş geldin deyip, buyur edebilelim başköşeye ve yaşamış olduğumuz her şeye sevgiyle şükredebilelim… Bu günüme gelmemde, bu günkü ben olmamda, hayatımda kazandığım ve boncuk, boncuk, TECRÜBE tespihime eklediğim, her bir tecrübede, emeği geçen tüm güzel canlara, sevgili aileme, akrabalarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma, hayatımın her hangi bir diliminde, yolumuzun kesiştiği güzel yürekli, güzel insanlara, çok teşekkür ediyorum. Hayatıma kattıklarınız için teşekkürler, Bana yaşattıklarınız için teşekkürler, iyi ki varsınız, iyi ki sizleri tanıdım, sağ olun, var olun… Her dem sevgi, dostluk ve muhabbetle… Mustafa Murat Güngör 23.05.2014 (c) Bu yazının her türlü telif hakkı yazarın kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu yazı MAKALE, ŞİİR içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Yol

  1. Gönlünüze sağlık 🙂 içim açıldı

    Liked by 1 kişi

Yorumlar kapatıldı.